Kim bu Avanak?

Herkese öncelikle hoş geldiniz demek istiyorum. Olur da aklınıza ‘kim bu avanak?’ sorusu gelirse diye bu sayfayı hazırladım. Resmi olarak 24 yaşındayım. Nasıl yani? dediğinizi duyar gibi oldum. Olayın aslı şu 9-10 yaşlarında henüz ilk okul çağında iken rahmetli ağabeyim bende ki ışığı görmüş. 🙂 Tanıdık vasıtası vs. ile mahkeme sonucunda kimlikte ki yaşımı küçültmeyi başarmış. 3 yıl civarı büyük bir kulübün alt yapısında oynadım. Ancak acı bir şekilde ağabeyimi kaybedince travma oluştu. Kulübe devam etmedim. Şimdi eğitim hayatıma geçelim.

Eğitim Hayatı

İlk okul da başarılı bir öğrenci olduğumu düşünen öğretmen sayısı azımsanmayacak kadar fazlaydı. Ancak ailesel ve çevresel faktörler de dahil olmak üzere kendi iç psikolojim doğrultusunda bir takım düşüşler yaşandı. Yine de arkadaşlarım ve sevdiğim dersler için mutlu bir şekil de eğitim hayatım devam ediyordu. Ancak bir çocuğun en büyük şansı ve şanssızlığı karşısına çıkan öğretmendir. 7. sınıfta hem matematik hem de sınıf hocası olarak gelen bir öğretmen belki de hayatımı derinden etkiledi. Şu an bakınca kendim de gördüğüm hata fazla konuşmaktı. Bir problem ile ilgili konu da hoca soruyu çözemeyince (yanlış çözünce) ben çözmek istedim. Ardından sınıfın için de olmaması gereken bir şekilde iğneleyici konuştum. Bu hareketim hayatımı etkiledi. Son sınıfa geldiğim de mutlu bir şekil de kendi sınıfıma geldiğim de liste de adımı göremedim. O zaman için çok acı verici bir duyguydu. Birden bire tüm arkadaşlarımdan ve öğretmenlerimden ayrıldım. 2 hafta okula gitmedikten sonra müdür yardımcısının ısrarı ile okula gitmeye başladım. Boş bir beyin ile o seneyi tamamladım. O zamanlar olan sbs sınavından 6. sınıfta 425.000, 7. sınıfta 415.000 almıştım. 8. sınıfta ise 230.000 puan aldım. Bundan sonra eğitim hayatım benim için bitti. Açık öğretim üzerinden lise eğitimine devam ettim. Şimdi kariyerime geçelim. 🙂

Kariyerim

Aile mesleğimiz olan yiyecek ve içecek sektöründe çalışmaktan başka bir yol gösterilmemişti. Bir uzak doğu restoranında komi olarak işe başladım. O zamana ve yaşıma göre gayet iyi gelirim oluyordu. Ancak hayatım boyunca bana zararı olacak bir davranışım var! Arkadaşlarım okurken yaptığımız tüm şeyler için maddi konularda hep kendimi öne attım. Sebebini anlamamakla artık bulunduğum ortamdan çabuk sıkılıyordum. Belli bir süre sonra işten ayrıldım. Kendi restoranımızda çalışmaya devam ettim. Ailesel fikir ve düşünce ayrılığı nedeniyle bir süre sonra oraya da gitmeyi bıraktım. Bu süreçte travma olabilecek şeyler yaşadım ancak bir şekilde hayatıma devam ettim. Bu konuyu fazla uzatmadan atladığım süreç içerisinde figüranlık, garsonluk, aşçı yardımcılığı, sinemada büfe personeli, kasiyerlik gibi meslekler de çalıştım.

Dönüm Noktam

En son garson olarak çalıştığım işletme de iken sürekli baş ağrılarım oluyordu. Ancak gittiğim doktorlar vs. sinüzit ve migren diye ilaçlar veriyordu. Serumlar ve iğneler ile ağrılar hafifliyordu. Ağrılarım dışında yaşadığım bazı sorunlar oluyordu. Ancak belirtilerin böyle bir şeye sebep olduğunu bilmediğimden ben de doktorlara inandım. Ağrılar böyle devam ederken bir gün çok şiddetli olarak anlatabileceğim bir baş ağrısı ve görme sorunu ile uykudan uyandım. Taksi çağırdım ve hastaneye gittim. Hayatıma pozitif dokunan nadir insanlardan biri olan doktor bu ağrıların basit bir sebepten olmayacağını düşünerek testler yaptı. Mr sonucum çıktığında, çoğunlukla ölüm hissine yaklaşan insanların tabiri ile hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Beynim de tümör olduğunu öğrendim. Konuyu fazla uzatmadan 3-3.5 yıl civarı savaştım. Yeri geldi pes ettim. Ancak hayatın anlamı biraz da olsa anladığım zaman tekrar savaştım. Bu süreçte bir çok insandan(ailem,yakınlarım) hoşnut olmayan davranışlardan gördüm. Hayatımın dönüm noktasına geçelim. Sırt çantamı topladım ve bilmediğim bir şehre yerleştim. Çalışmaya başladım, bir takım arkadaşlar edindim. Edindiğim arkadaşlarımdan görüştüğüm 2-3 kişi kaldı. O süreç içerisinde kendimi bir kaç alanda geliştirmeye çalıştım. Bir şekilde hayatımı yoluna soktum. Çocukluğumdan itibaren yaşadığım deneyimler ile çok fazla değiştiğim. Bende tek kalan şey hayal gücüm ve projelerim oldu. Artık ömrümü hayallerime adadım. Bu blog sitesi de hayallerime ulaşırken bana destek olan birkaç işten birisi olacak. Bu uzun yazıdan çıkaracağınız tek şey muhtemelen hayallerinizin peşini bırakmamanız olacak belki ama bir insanın hayatına dokunurum diye paylaşmak istedim. Siz siz olun ipleri beyninizin elinden almayın.

Yazılarım için tıklayın→ Güncel Bilgi Paylaşımı

Beynin, özellikle de insan beyninin en etkileyici yönlerinden biri, önüne gelen neredeyse bütün işleri öğrenme esnekliğine sahip oluşudur. David Eagleman – incognito

...